Anasayfa > Pratik Gezi Rehberi > Datça Gezilecek Yerler

Datça Gezilecek Yerler

Datça Gezi Rehberi:

“Tanrı yarattığı kişinin uzun ömürlü olmasını isterse Datça Yarımadası’na bırakır” Ne de doğru demiş Strabon. Eşsiz, cennet bükleriyle fazla keşfedilememiş, ulaşımı bir o kadar zor, Muğla’nın en güzel bal, badem, balık 3’lüsünü tadabileceğiniz yer neresi? Tabi ki DatcaDatça Gezilecek Yerler yazımızı keyifle okuyabilirsiniz.

Karşısındaki Simi adası ile rotanızı zenginleştirebileceğiniz, tarihi ve doğasıyla kültür turizminin ve kafa dinlemenin en güzel adreslerinden birisi Datça‘ya geldiyseniz mutlaka en az 1 hafta kalmalısınız. 70 km uzunluğundaki Datça yarımadası‘nda bulunan 52 bükün her biri birbirinden güzel. Bir tarafı Ege’ye, diğer tarafı Akdeniz’e uzanan yarımadaya ulaşabilmekse biraz meşakkatli.

Bal, badem, balık üçlemesiyle dillere pelesenk olmuş bu bakir bölgeyi görmek için nedeniniz çok. Datça tatil seçenekleri arasında önümüzdeki yaz kesinlikle göz ardı etmemeniz gereken bir bölge çünkü iş stresinden arınmak için birebir, kafa tatili isteyenlere ilaç gibi gelecek bir nokta. Doğası mükemmel, tipik bir Akdeniz ya da Ege köyü gibi, ama ulaşımı çok zor olduğu için keşfedilmesi güç; o yüzden de bakir kalmış.

Datça‘ya gittik, muhteşem zeytinyağlı enfes lezzetleri yedik, harika bir tatil yaptık ve detaylı gezi rehberini sizler için yazdık. O zaman tatil başlasın! Pardon, kıştan yazıyoruz ki siz yaza şimdiden hazırlık yapın, biletinizi alın ve erken rezervasyonunuzu yapın.

Datça nerede?

Datça nereye bağlı? Muğla‘ya bağlı Datca, Marmaris‘in batısında bulunan ve aynı adı taşıyan yarımadada bulunur. Haritaya direkt baktığınızda görünmeyen, ama zoom yaptıkça daracık bir yol ve bu yolla ana karaya bağlanan Datça yarımadası‘nın Hisarönü körfezine bakan kısmı Bencik Limanı ve Gökova körfezine bakan kısmı Bördübet. En dar kısmı sadece 800 metre. Bir ara, Perslerin İyonya‘yı işgali üzerine Knidoslular, Balıkaşıran mevkiinde kazıyla yarımadayı ada haline getirmek istemişler ama sonradan başaramayıp vazgeçmişler.

 

Datça Yarımadası
Datça Yarımadası

 

Datça Ulaşım

2 şekilde buraya ulaşabilirsiniz, biz 1.yolu seçtik. Eğer zamanınız yoksa 2.yolu seçin, ama aheste aheste gitmek, doğayı dinlemek istiyorsanız ve en önemlisi de bol vaktiniz varsa siz siz olun 1.yolu seçin.

1. Hava + Kara yolu: Uçakla Dalaman‘a geldikten sonra Havaş ile Marmaris‘e 1 saatlik yolcukla ulaşıp oradan Datça‘ya otobüsle 1 saatte gelebilirsiniz. Palamutbükü‘ne devam etmek isterseniz buradan da Datça-Palamutbükü minibüslerine binmelisiniz. Datça‘dan 25 km’lik mesafeyi kıvrıla kıvrıla giden bir yolda 1 saatlik yolculukla, kekik kokulu el değmemiş ormanlardan ağustos böceklerinin cızırtılı müzikleri eşliğinde Datça Palamutbükü’ne gelebilirsiniz. İstanbul’dan sabah 8 uçağına binip Palamutbükü‘ne akşam üzeri 4’te geldik dersek daha iyi anlatmış olabiliriz.

Önemli Not: Biz araç kiralamanızı tavsiye ederiz, şayet sadece Datça merkezde kalacaksanız kiralamaya pek de gerek yok ama aşağıdaki listeyi görmeden dönmek istemezsiniz, o yüzden bu keyifli tatilde zamanınızı da efektif kullanmanız için araç kiralamanız gerekiyor.

2. Deniz + Kara yolu: Bodrum‘dan feribotla 2 saatlik keyifli bir yolculukla Datça‘ya ulaşabilirsiniz. Feribot saatlerine bakmanızı tavsiye ederiz. Yaz ve kış tarifeleri değişiklik gösteriyor. Buradan seferlere bakabilirsiniz.

Dalaman’da Araç Kiralama

Araç kiralama ile ilgili Marmaris Datça‘ya gideceklere bazı tavsiyelerimiz var:

  • Datça‘ya Marmaris üzerinden gidiyorsunuz, öncelikle bilin ki yolları berbat, çok dar ve taşlık. O yüzden altı yüksek ve süspansiyonu olan araç tercih edin.
  • Yakıt konusunda yüzünüzü güldürecek araç kullanmayı tercih edin.
  • Fiyat konusunda avantaj sağlayan önemli unsur tatilinizi erken planlamanız. Yani şimdiden bir Datça planı yapıp araç kiralamaya kalkarsanız erken ödemede indirim avantajınız da olabilir.

 

Datça’ya gelmişken buralara da gidebilirsiniz

Datça’ya Ne Zaman Gitmeli?

Ülkemizde her tatil beldesinde olduğu gibi, Temmuz-Ağustos Datça‘nın en yoğun olduğu dönem. Okulların ve havaların etkisiyle Eylül ile birlikte rağbet azalıyor. Buranın yerlilerine sorduğumuzda, kışın buraların bomboş olduğunu söylüyorlar; hatta laf arasında “sizden kurtuluyoruz, yazın kazandığımızı yiyoruz” mesajını verdiklerini söyleyelim. E haklılar tabi!

 

Datça Gezilecek Yerler ve Datça Plajları

1. Datça merkez:

Datça merkeze geldiğinizde, buranın diğer tatil beldelerinden farkı olmadığını ve hatta niye abartıldığını anlamayabilirsiniz, panik yok gayet normal. Bodrum gibi kalabalık olmasa da bembeyaz villalık siteleriyle, otelleriyle beton yığını görmek hayal kırıklığına uğramanıza neden olabilir. O yüzden, diğer maddelerde bahsettiğimiz Datça‘nın mutlaka görülesi yerlerini okuyunca bize hak vereceksiniz. Datça merkezde bulunan dikdörtgen biçimindeki plaj Kumluk Plajıdır. Datça limanın hemen yanında bulunuyor, o yüzden tercih etmedik. Burası, aradığınız o bakir koy da değil ama görmeden de dönmeyin çünkü merkeze yürüme mesafesinde. Tüm gün takılmak da sıkabilir. Taşlık Plajı da merkeze yürüme mesafesindedir. Adından da anlaşılacağı üzere kum ve çakıl taşlarından oluşan bir plajı var. Taşlık Plajı’ndan 2 km daha güneye inildiğinde de Kargı Plajı’na ulaşabilirsiniz. Burası rahatsız edici bir kalabalığa sahip, plajı taşlık ve denize akan bir kaynak suyu var, o yüzden de yer yer soğuk hissedebilirsiniz deniz suyunu. Kargı Plajı, diğer 2 plaja göre daha tercih edilir bir plaj çünkü daha büyük ve ayak altı değil. Ama yine de merkezdeki plajları beğenmeyebilirsiniz.

2. Palamutbükü:

Tam karşısındaki dalgakıran görevi yapan Palamutbükü adası sayesinde dalgasız bir denize sahip bükün sahili ve denizin dibi taşlık ama tertemiz ve bulanmıyor. Denizi hemen derinleştiği için çocuğunuzla gelmenizi tavsiye etmiyoruz, iyi yüzme bilmiyorsanız siz de dikkatli olun. Datça koyları içinde Datça‘nın en uzun sahilllerinden birine sahip Datça Palamutbükü‘ne geldiğinizde Datça merkez kadar kalabalık olmadığını görecekseniz ama bayram zamanı bunun garantisini veremeyiz.  Doğanın dinlendirici sesiyle kafa dinlemek istiyorsanız Datça‘da en doğru yerlerden birisindesiniz, çünkü gece hayatının size sunacağı tek şey ağustos böceklerinin sesleri arasında denizin şırıltısı olacaktır.

Palamutbükü Datça‘da yan yana dizilmiş pansiyonların çoğu deniz manzaralı ve pansiyonlarla deniz arasında dar bir yol var. Yarımadanın lezzetli zeytinyağlılarını mideye indirdikten sonra (kabak çiçeği dolması şiddetle tavsiye edilir!) bu dar yolda denizin buram buram kokan iyot kokusunu içinize çekerek, ağustos böceklerinin cızıltıları ile yürümek eşsiz bir deneyim olacaktır. Sahil boyunca uzanan işletmelerin önündeki plajda, 5-10 TL arası değişen şezlong ücreti karşılığında dilediğiniz yerde denize girebilirsiniz. Sahil uzun olduğu için çok fazla sıkışıklık yok. tabi bir Datça merkez gibi kalabalık hiç değil. Datça merkezden Palamutbükü minibüsüyle buraya gelebilirsiniz. Datça Palamutbükü pansiyon konaklamasının çok tercih edildiği bir bük aynı zamanda, çünkü denizle arasında sadece dar bir yol var.

Villaların olduğu, bükün biraz daha tenha kısmında kocaman bir site göreceksiniz. Duyduğumuza göre Emel Sayın gibi ünlü kişilerin villası varmış. E biraz kıskanabilirsiniz, otel ya da pansiyon yerine villanın kocaman bahçesinde ya da balkonunda keyif yapmak bir başka olabilir.

 

Datça Palamutbükü Kumsal
Datça Palamutbükü Kumsal

 

Datça Palamutbükü Kumsal
Datça Palamutbükü Kumsal

 

3. Ovabükü:

Datça Palamutbükü‘nden sıkıldıysanız,  o halde diğer büklere uğramanın sırası geldi demektir. Özellikle sakinliği, bir tropik adayı andıran geniş ve uzun kumsalıyla harika bir yer! Kısa bir not verelim; Palamutbükü bize de 3 gün yetti. Sonraki ilk durağımız Datça Ovabükü oldu. Sabah kahvaltısı için bile gidilebilecek, denizin şırıltısına karşı hemen manzaralı Gülcan Pansiyonu şiddetle tavsiye ediyoruz. O kahvaltının tadı belki açlığımızdan, belki de havasından ya da gerçekten de lezzetli oluşundandı, bir harikaydı. Yeniden Datça‘ya gitsek, asla kaçmaz, kaçırılmamalı! Denizine gelirsek, sizi hayal kırıklığına uğratmak istemeyiz ama bir dalgakıran görevi gören adası yok, o yüzden de dalgalı. Hep mi böyle diye sorarsanız, başka zamanlarda giden kişiler de aynı yorumu yapıyorlar. Kum ve çakıl karışımı bir plajı var. Bayram zamanı bile tenha olan bu bakir koy, Havaii sahillerine benziyor. Şezlonglar ise ücretli.

 

Datça Ovabükü
Datça Ovabükü

 

atça Ovabükü Gülcan Pansiyon Kahvaltı.
Datça Ovabükü Gülcan Pansiyon Kahvaltı

 

3. Hayıtbükü:

Ovabükü‘ne 1 km uzaklıkta olan koy, daire biçiminde olduğu için rüzgarlara karşı oldukça korunaklı. Sahil kum ve deniz sığ olduğu için çocuklu aileler için biçilmiş kaftan. Buranın müdavimi olan çok, koy ufak olduğu için kalabalık görünüyor. Birçok restoran ve cafe işletmesi var, onların şezlong ve şemsiyelerini kullanabilirsiniz.

Daire biçiminde küçük bir koy, rüzgarlara karşı korunaklı olması nedeniyle buraya gelenler çok oluyor, sahilin kum olması, ve denizin sığlığı çocuklu aileleri buraya çekiyor. Ağaçlarla çevrili sahilinde birçok yeme – içme, konaklama işletmesi var, bu işletmelerin şezlong ve şemsiyeleri sahili kaplamış vaziyette oluyor. Datça Hayıtbükü küçük bir koy, yaz aylarında oldukça kalabalık oluyor, gelenler burayı seviyorlar.

4. Domuzbükü:

 Karayolu ile ulaşımın olmadığı, tekne turu ile keşfedebileceğiniz, internetin bile çekmediği, Allah’ın unuttuğu ama sizin hiçbir zaman unutamayacağınız güzellikte bir koydur.

5. Kızılbük:

Hayıtbükün hemen yanındaki koydur, görüntüsü muhteşem. Gabaklar Bungalow ve Pansiyon‘da ya da Kızılbük Ahşap Evleri‘nde kalabilirsiniz.

6. Reşadiye Köyü:

Tarihi dokusu bir yana, doğasıyla da gönüllerde taht kuran bozulmamış köy, aynı zamanda kafa dinlemek için de harika bir nokta. Burada villalarda ve apart otellerde konaklayabilir, gün içinde trekking yapabilirsiniz. Olive Farm Of Datca Guesthouse da lüks ve rahat bir tatil için tavsiye edebiliriz.  Budha Guesthouse da doğa manzarasıyla büyüleyici bir etkiye sahip ve daha uygun fiyatlarıyla göze çarpıyor.

 

Buddha Guesthouse
Buddha Guesthouse

7. Mesudiye Köyü:

Datça Mesudiye köyüOvabükü, Hayıtbükü, Kızılbük gibi turistik bükleriyle daha ünlü ve daha yüksek hizmet kalitesiyle diğer köyler gibi daha çok tercih edilen ama buna rağmen sessiz, huzuru ve sakin bir anlayışına sahip. Bungalow, ahşap evler, butik otel ve pansiyon gibi yerlerde konaklayabilir, birçok büke gidebilirsiniz.

8. Knidos Antik Kenti:

Datça tekne turu ile gelinebilen, araçla zahmetli bir yolu teperek gelebileceğiniz, antik kent manzarasının bir yanının Ege’ye bir yanının Akdeniz’e baktığı harika duraklardan birisi. Knidos Antik kenti gezisini bitirince kısa bir deniz molası da verebilirsiniz. Tabi tekne ile geldiğinizde kısıtlı bir zamanınız oluyor. Limanda, birçok lüks yatın demir attığını görebilirsiniz. Yabancı turistlerin de rağbet ettiği limana mutlaka uğramalısınız.

 

 Datça Knidos
Datça Knidos

 

Knidos Antik Kenti
Knidos Antik Kenti

 

Knidos'tan Muhteşem Manzara
Knidos’tan Muhteşem Manzara

 

9. Datça tekne turu:

Datça gibi bir cennete gelmişken, bu kadar bük tek tek gezilemez derseniz, sizin için en uygunu tekne turu olabilir. Tekneler 2 farklı rotaya sahip. Rotalardan birisi Datça’ya doğru gidiyor: Domuz Çukuru, Hayıtbükü, Ovabükü ve Akvaryum Koyu’nu görebilirsiniz.  Bu büklere – Domuz Çukuru hariç- arabayla da gidebilirsiniz. 2. Rota ise Knidos tekne turu. Bu turdaki hiçbir koya aracınızla gitmeniz mümkün değil. Knidos‘a kadar uzanan turda çok güzel koylara gidiliyor. Datça’nın burnu Knidos’a kadar gidip yol üzerinde çok güzel koylarda denize girebilirsiniz ki bu koyların çoğuna arabayla ulaşım yok. Yani tek şans tekne turu. Knidos’a giderken yanınızda müze kartınızı almayı unutmayın. Size tavsiye edeceğimiz tekne turu Knidos rotası, tabi 1 gün ayıracaksanız.

10. Eski Datça:

“Ne harika yer burası! Nereden buldun bu Datça’yı? ‘Elimle koymuş gibi buldum’…Can Yücel

Mor ve lila begonvillerle süslenmiş daracık taş sokakları ile sizi büklerden uzaklaştırıp tarihte geçmişe götürecek eski bir köy burası. Alaçatı‘ya benzetebilirsiniz ilk girişte, tasarım dükkanları, galeri olarak faaliyette olan Eski Datça evleri, Datça atmosferini yaşatan keyifli cafeleri, butik oteller, pansiyonlar, konsept cafeleri, el işi satıcılarıyla evet benziyor, ama burada bir de Can Yücel sokak var. İşte o kısmı biraz farklı. Şiirlerini okudunuz mu bilmiyorum, ama bu sokakta yürümek, şimdilerde müze olarak kullanılan ziyarete açık evini ziyaret etmek, evinin kapısının önünde hatıra fotoğrafı çektirmek olmazsa olmazlarınız olsun. Can Yücel‘i daha iyi anlamak ve onun anısını yaşamak isterseniz, arkadaşı Orhan’ın Yeri‘ne gidip bademli kahve içebilir, evini ziyaret edebilir, kapısındaki anısına duran şiirleri okuyabilirsiniz.

 

Eski Datça Can Yücel Sokak
Eski Datça Can Yücel Sokak

 

Eski Datça Can Yücel Şiirleri
Eski Datça Can Yücel Şiirleri

 

11. Perili Köşk Plajı:

Datça‘ya 4 km uzaklıkta bulunan, adını kendi kendini çoğaltma özelliğine sahip olduğu için Gebekum olarak adlandırılan ulusal koruma altına alınmış bir park var. O bölgede, Perili Köşk tabelasından sola saparak Club Perili Resort‘a ulaşabilirsiniz. Burada gördüğünüz Osmanlı mimarisi taşıyan yapıların toplamı Perili Köşk Datça. Plajın kumsalı mükemmel, kumdaki taşların güneş ışığında ışıl ışıl. İçindeki bir taş türü etkenmiş buna. Otelin manzarası içinizi ısıtacak cinsten. Yazın yatların ve sörfçülerin de etkisiyle bölge oldukça kalabalık, ama rüzgar biraz olumsuzluk katıyor. Koyun tam karşısında bir ada var, oraya kadar yüzebilir, perili köşe bir de uzaktan – hele ki gün batımında mükemmel olacaktır – bakabilirsiniz. Bu bölgede bulunan Billurkent Devremülk Villaları da plaja yakın konaklama yapabileceğiniz yerlerden.

12. Karaincir Koyu:

Aktur tarafından devam ederseniz, 18 km ileride Karaincir koyunu ve plajını göreceksiniz. Sahili mükemmel, denizi sığ ve berrak. Çocuklu aileler için biçilmiş kaftan. Kuzey rüzgarlarına kapalı, deniz o yüzden çok sakin ve dalgasız. Aktur‘dan saat başı minibüs var. Dezavantajı ise, kum plaj olduğu için kalabalık zamanlarda (özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında), kum kalktığı için akşam üstü saatlerine doğru deniz bulanıklaşıyor.

13. Aktur:

 Datça merkeze 30 km uzaklıkta bulunan Aktur‘da Aktur tatil sitesi ve plajları yer alıyor. Aktur tatil Sitesi Plajı, Aktur kamping Plajı, Datça Aktur Kurucabük Plajı mavi bayraklı plajlardan ve eşsiz bir cennet. Kurucabük ise Aktur‘dan 2 km uzaklıkta. Datça merkezden Aktur minibüsleriyle ulaşabilirsiniz. Günübirlik denize girmek için ideal olan bu plajlarda her türlü yiyecek, duş gibi imkanlar mevcuttur.

14. Bördübet:

Marmaris‘ten çıktıktan sonra Datça yarımadası girişinde kuzeyde bulunan bir yer. İsmi biraz değişik gelebilir, hatta o da ne diyebilirsiniz. Burada bulunan Club Amazon ve Golden Key Bördübet kamplarında konaklayabilirsiniz. Amazon, daha bir kamp tarzında, Golden Key ise bungalovlarla dolu bir kamp yeri. Fiyat olarak daha yüksek. Doğası ve denizi şahane, Datça tatiline gelirken, farklı bir yerde de kalmak isterseniz doğa ile iç içe bir kamp tatili için burayı tercih edebilirsiniz.

Datça Yeme – İçme Önerileri

  • Datça, bal-balık-badem 3’lüsünün cenneti. çam ve kekik balı satın alabilirsiniz. Öksürüğe çok iyi geliyor. Köylüler, ufak poşetlerde badem satıyorlar, bizce çok da ekstrası yok ama Datça bademi yemedim dememek için tadımlık alabilirsiniz. Balık, zaten akşam yemeklerinizin olmazsa olmazı. Mutlaka yemelisiniz.
  • Deniz börülcesi ve bilhassa kabak çiçeği dolması için Badem restoran tercih edilebilir.

 

Kabak Çiçeği Dolması
Kabak Çiçeği Dolması

 

  • Ovabük – Gülcan Pansiyon‘da kahvaltı yapmalısınız. Envai çeşit organik kahvaltı çeşitlerine mi, yoksa mekana gittiğimizde gözümüzün önünde bahçeden topladıkları tazecik biber ve domatese mi 10 puan versek bilemedik!
  • Datça merkezde akşam üstü dinlenmek ve kahve içmek için Roll keyifli gelebilir.
  • Tabi ki olmazsa olmaz %100 Keçi Sütlü Dondurma: Palamutbükü’nde yenmeli.

 

C:\Users\LENOVO\Desktop\jj\Datça Yüzde Yüz Keçi Sütlü Dondurma.png
Datça Yüzde Yüz Keçi Sütlü Dondurma

 

  • Eski Datça‘nın girişinde kocaman bir kahvehane var. Can Yücel burada takılırmış hep, burada ballı bademli gözleme, yanında da mis gibi tavşan kanı çay ya da soğuk bir ayran içmemek ayıp olur.

 

Eski Datça Köy Kahvaesinde
Eski Datça Köy Kahvesinde

 

Datça Konaklama Önerileri

Datça otelleri

Datça‘da o kadar çok şey yazdık ki, mutlaka görülmesi gereken yerlerin hepsine gittiğinizde nerede kalacağınız konusunda kafanız karışmış olabilir. Muğla Datça pansiyon seçenekleri için arama yapabileceğiniz gibi daha rahat olsun isterseniz büyük otel gibi seçenekler de mevcut Datça‘da. “Datça da nerede kalınır?” sorusuna cevap vermeden önce tek noktada kalarak her gün farklı bir yere gidebilirsiniz, bu daha pratik olacaktır çünkü bükler arası mesafeler de kısa.  Tabi booking.com dan girip baktığınızda her bütçe için onlarca seçenek görebilirsiniz. Biraz araştırma yapmak gerekiyor kötü bir tecrübe yaşamamak adına. Biz kendi beğendiklerimizi araştırarak aşağıda yazdık.

  • Datça Suites Sakin bir sokakta yer alan Datça Suites denize sadece 500 metre mesafededir.
  • Mavi Beyaz Otel : Tüm odalar ahşap mobilyalarla döşenmiş olup geleneksel bir şekilde dekore edilmiş, Palamutbükü‘nün en sakin kısmında yer alan ve harika konuma sahip bir otel. Sakinlik ve konfor arayanlar için tavsiye ederiz.

 

otel mavi beyaz
otel mavi beyaz

 

  • Uslu Hotel Royal Yachting : Datça‘da doğrudan deniz kenarında yer alan Uslu Hotel Royal Yachting, açık yüzme havuzu ve güneşlenme terası sunmaktadır.
  • Datça Doris Hotel : Datça Doris Boutique Hotel’in özel plajı vardır.
  • Villa MercanEski Datça‘nın sessiz bir bölgesinde yer alan Villa Mercan sahile sadece 3 km uzaklıktadır.
  • My Marina Select Hotel : Bu tesis plaja 1 dakikalık yürüme mesafesinde. Akdeniz’in kıyısında, bir halk plajının hemen arkasında yer alan bu otel, palmiye ağaçları ile çevrilidir ve açık yüzme havuzuna sahiptir. Tüm odalar deniz manzaralıdır.
  • Perili Bay ResortDatça‘da sakin bir bölgede, sahilde yer alan Palm Bay Beach Hotel; açık havuz, tenis kortu ve özel plaj alanı sunmaktadır.

 

Pratik İp Uçları

  • Datça‘yı gezmenin en iyi yolu araç kiralamak. Onlarca bükü hem az maliyetli, hem de kolayca gezmenin tek yolu bu. Tabi kendi aracınızla geldiyseniz, o zaman tüm yollar sizin!
  • Koy koy gezmek mi yoksa 1 gün boyunca güneşin altında ful yatıp uzanmak mı derseniz, bizce 1 günde 3-4 koy gezilebilir aracınız varsa. Nasılsa birçok bakir koyda tesis, plaj yok. E o zaman tüm gün tek koyda takılacağınız, yarımadayı gezerken gözünüze kestirdiğiniz yerde kalın, sıkılınca yandaki koya geçin!
  • Birçok bükte tesis yok dedik, o zaman ne yapacaksınız? Datça‘dan 1 adet şemsiye edinin, keyfinize ve güneşinize bakın. Aksi halde, fena yanabilirsiniz.
  • Datça Tekne turu, 1 günde birçok koy gezmenin en pratik yolu. Hem yüzerek serinleyecek, hem de araçların girmediği bükleri kolayca keşfedeceksiniz.
  • Bulunduğunuz bükte deniz dalgalı ise, yakın birkaç bükte kesin sakin ve tertemiz bir koy bulacaksınız. E boşuna bük cenneti dememişler Datça‘ya!

 

Yapmadan Dönmeyin

  • Ovabükü Gülcan pansiyonda organik köy kahvaltısı yapmadan,
  • Hayıtbükü, Domuz bükü ve yol üzerindeki diğer büklerde yüzmeden,
  • Knidos antik kenti’ni gezmeden ve Antik tiyatroyu görmeden,
  • Knidos tekne turu yapmadan,
  • Sakızlı köftesinden yemeden,
  • Kıvanç restoranda çiçek dolması yemeden,
  • Keçi sütünden yapılan dondurmasını yemeden,
  • Datça Knidos markalı keçi sütlü sabunundan almadan,
  • Kekik balından tatmadan,
  • Kumburnu’na kadar yürüyüş yapmadan,
  • Badem restoranda soğuk mezelerden ve bilhassa kabak çiçeği dolması yemeden,
  • Eski Datça’yı gezmeden, burada Can Yücel’in mezarını gezmeden, bal bademli gözleme yemeden,
  • Veee son olarak vizeniz varsa elinizi uzatsanız dokunacak yakınlıktaki Simi‘ye gitmeden dönmeyin. Yaz tarifesine bakarak haftanın belirli  günlerinde Datça’dan Simi’ye giden feribotlara binebilirsiniz. Artık biliyorsunuz ki Yunan adalarına gitmek daha kolay. Simi limanına vardığınızda yetkililer 35 Euro karşılığında 15 gün süreli vize veriyorlar.

 

Datça’ya gelmişken nerelere de gidebilirsiniz?

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

Top