Anasayfa > Tarih Gezisi > Eski İstanbul Mimarisine Tarihi Doku Bırakan Aileler

Eski İstanbul Mimarisine Tarihi Doku Bırakan Aileler

Eski Fotoğraflar

On dokuzuncu yüzyılla birlikte gelişmekte olan batılılaşma faaliyetleriyle, mimari alanda ün salmış olan birçok aile İstanbul’a döneme uygun birbirinden değerli eserler bıraktı. Ünlü Osmanlı tarihçisi Ahmet Cevdet Paşa’nın bilgilerine göre, on dokuzuncu yüzyılla başlayan mimari alandaki gelişmeler, Mısır’ın meşhur ailelerinden biri olan Kavalalı ailesi ile başladı. Zamanla dönemin ün salmış Balyan, Kavalalı, Kamondo, Sarıca gibi meşhur aileler eski İstanbul’un farklı yerlerinden mülkler alarak, dikkat çekici köşkler,saraylar,yalılar inşa ettirmeye başladı.

Eski İstanbul fotoğraflarına imza atılmasını sağlayan, “eski İstanbul evleri” dediğimiz eserler bırakan, eski İstanbul resimlerini gördüğünüzde ruhunuzu 1800’lere kadar götüren,  derlediğimiz aileler şöyle:

1.Balyan Ailesi

Balyan ailesi, İstanbulun mimari silüetinin değişmesinde büyük rol sahibi ailelerden biridir. Kirkor Balyan, Balyan Ailesi’ nin tanınmış isimlerinden biridir. Kirkor Balyan, 3. Selim ve 2. Mahmud dönemlerinde saray mimarlığında dikkatleri üstüne çekti. Kariyerinde inşa ettiği devasa kışlalar batı tarzındaki saraylarla üst basamaklara çıktı. Mimarlık kariyeri boyunca iki bent, bir cami, dört kasır, altı kışla,iki kilise ve altı saray sığdırmış olan Kirkor Balyan Eski Beylerbeyi Sarayı, Taksim Topçu Kışlası, Tophane Nusretiye Camii ve Selimiye Kışlası gibi muhteşem mimari eserlere imzasını attı.

Kirkor Balyan’ın 1831 yılında vefat etmesinden sonra mesleğini oğlu Garabed Balyan devraldı ve İstanbul‘a Dolmabahçe Sarayı gibi ünü dünyaya yayılmış bir eser bıraktı. Mimarlık hayatına iki su bendi, bir camii, dört fabrika, iki hastane, bir türbe-sebil,üç okul, yedi saray, yedi kilise ve birçok konut sığdırmış olan Garabed Balyan, Dolmabahçe Sarayı ilk sırada olmak üzere Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Camii, Galatasaray Lisesi ve Kuleli Askeri Lisesi gibi eserlerin de mimarıdır.

Garabed Balyan‘ın en büyük oğlu olan Nigoğos Balyan,babası ve dedesinden farklı olarak mimarlık mesleğinde alaylı yetişmedi. Paris’te Sainte Barba Koleji’nde aldığı eğitimle mimarlık kariyerine Adile Sultan Kasrı, Beykoz Kasrı, Büyük Mecidiye Camii ve Küçük Mecidiye Camii gibi birçok eser kazandırdı.

Garabed Balyan’ ın diğer oğlu Sarkis Balyan da kardeşi Garabed Balyan gibi Paris Saint Barba, Ecole Centrale ve Ecole des beaux art’da mimarlık ve mekanik eğitimi alarak kendini geliştirdi. 1873’te  Şirket-i Nafia-i Osmani isminde inşaat şirketi kuran Sarkis Balyan, mimarlıkla birlikte tren yolu ile maden işletim imtiyazlarını da almıştır. İkinci Abdülhamid tarafından kendisine verilen Ser Mimarı Devlet( İmparatorluk Baş Mimarı) ünvanı ününe ün kattı.

Dolmabaçe Sarayı
Dolmabaçe Sarayı – Garabed Balyan – BALYAN AİLESİ

 

2. Kamondo Ailesi

Kamondo Ailesi, Beyoğlu ve Galata mimarisinin akla gelen gözde isimlerindendir. 18. yüzyıldan beri ticaretle uğraşan Yahudi bir aile olan Kamondo Ailesi’nin üyelerinden Abraham Salomon Kamondo, İstanbul’a gaz ve elektriğin getirilmesi ve şehrin Avrupa şehri tarzında restore edilmesi için kurulan İntizam-ı Şehir Komisyonu’nda yer alan kişilerden biridir. İstanbul’daki ilk belediyecilik temellerinin atıldığı bu komisyonda Beyoğlu, Galata ve Tophane’de İstanbul ticaretinin mihenk taşı olacak hanların inşa edilmesine karar verilmiş.

Abraham Salomon Kamondo, bu bölgedeki hanların inşa edilmesi amacıyla kredi açıp bu kararı desteklemekle birlikte aynı zamanda İstanbul’daki dokuz hanını bu bölgeye inşa ettirdi. Kurmuş olduğu altı bankadan dördünün merkezini de bu bölgede açarak bölgenin kalkınmasına katkıda bulundu. Abraham Salomon’un desteğiyle İstanbul’da sokak lambalarının kurularak şehrin ilk ışıklandırılan semti olan Beyoğlu modern bir kimlik kazandı. Kamondolar, Bankalar Caddesi’nin bir üst sokağında bulunan gösterişli malikanelerinde yaşıyorlardı. Kamondo ailesi, Bankalar Caddesi üzerindeki bankalarının ve hanlarının dışında ellinin üstünde de dükkana sahiptiler ve evlerinden bankalarına daha rahat ulaşım sağlamak için bugün Eminönü tarafından Galata Kulesi‘ne çıkan dar yoldaki dikkat çeken Kamondo merdivenlerini inşa ettirdiler. Yine Kamondo ailesinin inşa ettirdiği Alcazar d’Amerique  tiyatrosu zamanında İstanbul cemiyet hayatının popüler isimlerinin toplandığı önemli bir noktaydı. Bununla birlikte halen hizmet veren Beyoğlu tramvay da Komandolar öncülüğünde inşa edildi. Nissim Kamondo ilk tramvay çizimlerini ve projelendirilmesini yaptı. 1869 yılında İstanbul‘u terk eden Kamondoların Paris’e yerleşen son üyeleri, İkinci Dünya Savaşı zamanındaki toplama kamplarında can verdiler ve İstanbul kültür ve mimari tarihinin önemli isimleri olan Kamondolar tarihin tozlu sayfalarına karıştı.

Kamondo Ailesi
Kamondo Merdivenleri – Abraham Salomon Kamondo – KAMONDO AİLESİ

 

3. Kavalalı Ailesi

Bugün Mısır Konsolosluğu olarak faaliyet sürdüren Bebek’teki sahil sarayı, Kavalalı ailesi‘nin en dikkat çeken mülklerinden biridir. Çok eski zamanlarda ahşap bir görüntüye sahip olan ve Sadrazam Ali Paşa‘nın kullandığı yalı, paşanın vefatı üzerine İkinci Abdülhamid tarafından satın alınıp Mısır Hıdıvi Abbas Hilmi Paşa’nın annesi olan Emine Hanım’a hediye edildi.İkinci Abdülhamid‘in çok sevip saygı gösterdiği ve paşa ünvanı verdiği Emine Hanım zamanında Valide Paşa olarak anılan bir kişidir. Abbas Hilmi Paşa’nın yaz mevsimini geçirdiği bu yalı, 1900 yılının başında yıktırılarak ünlü mimar Raimondo D’Aranco önderliğinde bugünkü art nouveau tarzındaki görünümünü elde etti. Valide Emine Paşa’nın vasiyeti üzerine, 1931’deki vefatının üstünden yalı, konsolosluk amacıyla kullanılmak üzere Mısır hükümetine verildi.

Hıdiv Abbas Hilmi Paşa’nın yaz aylarında annesinin Bebek’teki yalısının dışında Çubuklu’daki Sahih Molla Çiftliği olarak bilinen, eski bir ahşap yalıda geçirdiği söylenir. Daha sonra Hıdiv Abbas Hilmi Paşa bu eski yalı yerine semtin tepesine göz alıcı bir yalı inşa ettirmeye karar verdi. 1905 yılında Delfo Seminati tarafından inşa edilen Hidiv kasrına, boğazın her tarafının rahatlıkla seyredilebilmesi için büyük bir kule de inşa ettirildi. 1914’te Abbas Hilmi Paşa gücünü kaybedince hayatını Çubuklu sırtlarında yer alan Hidiv Kasrı’nda geçirdi. 1937 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne satılan yapı günümüzde sosyal tesis olarak hizmet vermektedir.

Yeniköy‘deki Sait Halim Paşa Yalısı, Kavalalı Ailesi‘ne ait bir diğer görkemli mimari yapıdır. Yalının ilk sahipleri olan Darphane Emini Düzyan Ailesi adlarının yolsuzluk olaylarına karışmasından dolayı ailenin dört üyesi yalının pencerelerinden asılıp idam ettirildi. Düzyan ailesinden sonra yalı Arishartis Ailesi tarafından satın alındı.1876 ‘ da yalı  Abdülhalim Paşa’ya geçti. Abdülhalim Paşa‘ bu yalıyı yıktırıp yerine bugünkü yapıyı inşa ettirdi. Petraki Adamandidis’e inşa ettirilen bu yalı 1894 yılında Abdülhalim Paşa‘nın oğlu Said Halim Paşa‘ya geçti. Yeniköy‘ün tepelerinde av köşkü de bulunan bu yalının binalar arasındaki geçişi yeraltı tünelleriyle sağlanırmış.Said Halim Paşa zamanında dönemli önemli ilim ve sanat isimlerini ağırlayan bu yalı  1968’de Turizm Bankası’nın el koymasıyla sadece yabancı misafirlerin kabul edildiği bir kumarhane biçimini aldı.1972 yılında Hilton’a devredilen Said Halim Paşa Yalısı bugün otel olarak hizmet vermektedir.

Uzun yıllar Avrupa‘da yaşamış olan Abbas Halim Paşa, İstanbul‘a yerleştikten sonra Beyoğlu‘na dönemine göre modern bir konak inşa ettirdi( Mısır Apartmanı).1910 senesinde yıkılan  Trocadero Tiyatrosu üzerine inşa ettirilen yapının mimarı bugün Kadir Has Üniversitesi’nin kullandığı Tütün Fabrikası’nı inşa eden Hovsep Aznavur gibi ünlü bir isimdir. Konağın tüm malzemeleri Paris’ten özel olarak getirtildi.1910 yılında İngilizler tarafından tutuklanıp iki ay Malta’da sürgün hayatı yaşayan Abbas Halim Paşa,daha sonra tekrar İstanbul‘a gelip  hayatını burda devam ettirdi. Mehmet Akif Ersoy‘ da paşayla birlikte bu konakta kendisine ayrılan bir dairede yaşadı.

Mısır Konsolosluğu
Mısır Konsolosluğu – KAVALALI AİLESİ

4. Sarıca Ailesi

Tarihte Sarıcazadeler olarak bilinen Sarıca ailesi İstanbul’un mimarisinin farklı bir biçim almasında önemli bir role sahiptir. İstanbul‘un fethiyle birlikte Yunanistan’ın Eğriboz Adası’ndan İstanbul’a getirilen Sarıca ailesinin pekçok ferdi devletin üat kademelerindeki görevlerde bulundu.Mabeynci Ragıp Paşa ve Doktor Arif Paşa ailenin önemli şahsiyetleridir.

Ticaretle ilgilenen Ragıp Paşa büyük bir servete sahipti ve stil sahibi bir insandı. İstanbul’un çeşitli noktalarına inşa ettirdiği hanlar ve köşkleriyle stilini simgeleştirdi.Caddebostan’da yer alan dört katlı Ragıp Paşa Köşkü, 1906 Alman mimar August Jasmun tarafından inşa edildi. Köşkün iç ve dış yapısında kullanılan tüm mermerler İtalya’dan özel olarak getirtildi. Köşkün Prens Adalarına bakan yamacına ayriyetten bir kule de inşa edildi ( söylentiye göre Ragıp Paşa mehtaplı gecelerde içkisini bu kulede yudumlarmış). Bir dönem yat kulübü ve askeri dinlenme evi olarak kullanılan Ragıp Paşa Köşkü, bugün hala dimdik bir şekilde varlığını sürdürüyor.

Ragıp Paşa, aynı sene içinde kızı Tevhide Hanım için köşkün mimarı olan Jasmund’a Tevhide Hanım Köşkü’nü inşa ettirdi. On dokuz yaşındayken bu köşkte evliliğe adım atan Tevhide Hanım, doğum esnasında acı bir sonla bu köşkte vefat etti. Vehbi Koç’tan Abidin Dino’ya kadar pekçok önemli isim bu köşkte yaz mevsimini geçirdi. Bu köşkte yaşamış isimlerden biri olan Yıldız Demiriz, köşkte geçirdiği günleri kaleme aldığı Abdülhamid Döneminden Günümüze Bir Ailenin Öyküsü kitabıyla köşkün tarihini ölümsüzleştirdi.

Beyoğlu‘ndaki Rumeli, Anadolu ve Afrika Hanları, Ragıp Paşa’nın bir diğer dikkat çeken mülkleridir. Ünlü mimarlar August Jasmund ve Constantin Pappa tarafından inşa edilen bu hanlar, zamanında İstanbul ticareti için önemli bir konumdaydı. Aynı zamands şehrin önde gelen pekçok ailesine de kapılarını açtı.

Ragıp Paşa’nın kardeşi olan Arif Paşa Atina’da tıp eğitimi almış önemli bir isimdir. Moda‘da yaşayan Arif Paşa, 1903 yılında Arif Paşa Konağı’nı  mimar Constantin Pappa’ya inşa ettirdi. Aynı yıl içinde gelir elde etmek maksadıyla Arif Paşa Apartmanını da inşa ettirdi. İstanbul‘un İngilizler tarafından işgali sırasında Arif Paşa‘nın  Moda‘daki konağına el konuldu ve konak işgal zamanı Ermeni okulu olarak hizmet verdi. İşgalin ardından Sarıca Ailesi‘ne verilen konakta bugün ailenin son üyelerinden dünyaca ün kazanmış piyano virtüözü Ayşe Sarıca yaşıyor.

 

Sarıca Arif Paşa Konağı
Sarıca Arif Paşa Konağı – Arif Paşa – SARICA AİLESİ

 

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

Top