Anasayfa > Tarih Gezisi > Karaköy’ün Saklı İncisi ”Kayıp Mescit”

Karaköy’ün Saklı İncisi ”Kayıp Mescit”

1860’lı yıllarla birlikte karşımıza çıkan ”şehir planlaması” kavramı İstanbul’da pek çok radikal değişimin gerçekleşmesine sebep oldu. Bugün kentsel dönüşüm projeleri adı altında İstanbul’da pek çok proje gerçekleştiriliyor, gerçekleştirilmeye çalışıyor yada farklı projeler üzerinde çalışılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün almış olduğu bir kararla Adnan Menderes’in başlatmış olduğu 1957 Yıldırım Yıkım Harekatı’nda yıkılan bazı camilerin yeniden inşa edilmesi gündemde yer almakta. Bu camilerden biri de Karaköy Rıhtım Caddesi üzerindeki Ziraat Bankası’nın arkasında yer alan, bir zamanlar halk içinde ‘Kayıp Mescit’ olarak bilinen yapı. Tarihin tozlu sayfalarından yükselmeye çalışan ‘ Kayıp Mescit’ in hikayesi de bir o kadar ilginç.

Karaköy Mescidi’ne Nostaljik Bir Yolculuk

Bugün Karaköy’deki Ziraat Bankasının arkasındaki meydan Bizans döneminde küçük bir kiliseye ev sahipliği yapıyordu. İstanbul’un fethi ile  kilise camiye çevrildi ve Fatih Sultan Mehmet döneminde tekke olarak hizmet vermeye başladı. Zaman geçtikte harap bir görünüme dönüşen tekke dönemin veziriazamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yıktırılıp 1670 yılında fevkani( merdivenle üst kata çıkılabilen) cami formunda inşa edildi. Caminin alt katında ise ibadethaneye gelir sağlaması ve ibadethanenin çeşitli masraflarının karşılanması için dükkanlar ve depolar yaptırıldı. Caminin adı da kurucusundan ilham alınarak  Merzifonlu Kara Mustafa Camii olarak kabul gördü. İstanbul camileri ile ilgili çeşitli bilgileri içeren Hadikatü’l- Cevami adlı eserde cami Yağkapanı Camii ismiyle karşımıza çıkmaktadır. Karaköy’ün o dönemde yağ ticaretinin merkezi olması sebebiyle caminin ismi bu isimle anılıyormuş. Zaman geçtikte tahribata uğrayan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii‘nin yerine 1902 senesinde Sultan Abdülhamid yeni bir cami yaptırma kararı aldı. O sırada caminin altında yer alan dükkanlardan birinde Cafe d’ Orient adlı bir kafeterya bulunuyordu. Bu sebeple yeni yapılacak olan caminin inşaatı için kafeteryanın yıkılmaması, caminin dükkanların üstüne inşa edilmesi kararlaştırıldı. Saraya sunulan cami projeleri de bu şarta göre hazırlanmıştı. Karaköy’deki yeni caminin inşası için dönemin ünlü  mimarları Gotzo, Patrokles Kampanakis ve Raimondo D’Aranco projelerini sundu.Sultan Abdülhamid’in diğer mimarların projelerine göre daha çekici bulduğu D’Aranco‘nun projesi kabul edilerek caminin inşasına başlandı. Art Nouveau mimari stilini benimseyen ünlü mimar caminin projesini hazırlarken bu akımdan esinlenmişti. Bu sebeple Karaköy’de inşa edilecek cami de Art Nouveau mimari stilinde olacaktı. Alt kattaki dükkanlarla uyumlu olması için cami çelik putreller aracılığıyla eski caminin temellerine bağlandı. Sekizgen formatında inşa edilen yapının minaresi de sekizgen biçimindeydi. Çokgen planlı inşa edilen ve minaresinin şeklinin de bir çokgen olması sebebiyle İstanbul’da benzeri olmayan bir camiydi. Bir camiden çok küçük bir mescidi andıran yeni yapı Raimondo D’Aronco‘nun mimarlık kariyeri süresince inşa ettiği en küçük yapılardan biriydi. Bununla birlikte bulunduğu konuma göstermiş olduğu uyum, önünde yer alan binalara bağlantısı ve geçiş kolaylığını sağlamasıyla mimarın en tanındık eserlerinden biriydi. Aynı zamanda bu cami,Art Nouveau mimari akımının baş yapıtı olarak da kabul görmektedir.

 

Karaköy İstanbul Kayıp Mescid
Karaköy İstanbul Kayıp Mescid

 

Mescidin Yıkım Kararıyla Mücadelesi

1957 yılında Adnan Menderes önderliğinde başlayan Yıldırım Yıkım Harekatı adındaki düzenleme ile pek çok tarihi yapıt, anıt bir gün içinde yıkıldı. Yıkılan yerler arasında Murat Paşa Hamamı, Bayezid Hamamı, Koca Ragıp Paşa Kütüphanesi sadece birkaçı. Raimondo D’Aranco’nun inşa ettiği mescitte yıkılan yapılar arasında. Karaköy’deki mescidin yıkılma kararı halk arasında büyük bir tepki oluşmasına sebep oldu. Aynı zamanda o yıllarda adalarda neden caminin olmadığı da bir tartışma konusuydu. Dönemin iktidarı mescidin Kınalıada’da yeniden inşa edileceğini bildirdi. Mescidi oluşturan her yapı parçası tek tek numaralandırıldı. Fakat mescidi oluşturan her bir yapı parçası zaman içinde kaybolarak Kınalıada’da yeni bir mescit oluşturulamadı. Pek çok şehir efsanesine konu olan mescidin kaybolan parçalarından günümüze kadar hiçbir parçası bulunamadı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün aldığı bu kararla ‘Kayıp Mescit’ adıyla bildiğimiz Karaköy’deki mescit tekrar İstanbul’a kavuşabilir.

 

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

Top