Anasayfa > Türkiye > İstanbul > Heybeliada Gezilecek Yerler

Heybeliada Gezilecek Yerler

Heybeliada

Ziyaretçilerine İstanbul’da değil de başka bir şehirdeymiş izlenimi veren Heybeliada, Prens Adaları içinde en büyük ikinci adadır. Tertemiz doğası, gökyüzüyle karışan sonsuz deniz manzarası ve leziz yemekleri olan restaurantların ev sahibi…İstanbul’a yakınlığı sayesinde hafta sonu kaçamakları için en keyifli yerlerden birisi olan Heybeliada gezilecek yerler listesi, tarihi ve dini yapılardan oluşurken Büyükada ile kıyaslanamayacak kadar sakin ve sessizdir.

Ada Vapuru Yandan Çarklı -Heybeliada Gezilecek Yerler

Adaya ilk gelince – diğer adalarda da olduğu gibi- ilk hissettiğiniz şey sanki Ege’de bir sahil kasabasına gitmişsiniz de birazdan sahile inip denize girivereceksiniz. Tabi o kadar uzun boylu değil, burası İstanbul. Ne Ege, ne de sizin yazlığınız! Neyse, hissiyatlar bir kenara, ben Heybeliada’yı çok severim, hem de öyle böyle değil. Ufacık tefecik, içi dolu turşucuk misali, her gittiğimde bir kediye takılırım, sabah yediğim simitin tadı damağmda kalır, yokuşundan bisikletle çıkarken yorulur ve “kahretsin, hem yürüyorum hem de bunu mu ittiriyorum” derim ama beni diğer adalara oranla burayı sevdiren asıl şey kutu gibi küçük olup çok şey barındırmasıdır. Biraz daha yakından Heybeliada’yı tanımaya ne dersiniz?

 

Heybeliada Hakkında Kısa Kısa – Heybeliada Gezilecek Yerler

  • Heybeliada, ada silüetinin yere bırakılmış bir heybe izlenimi andırması nedeniyle bu şekilde adlandırılmış.
  • İstanbul’a 30 -40 dk uzaklıkta bulunan Heybeliada‘nın bolca yeşil alanı bulunuyor.
  • Heybeliada, 4 tepeden oluşuyor ve adada Karadeniz ve Akdeniz iklimi etkisi birlikte hakim.
  • Tatil dönemlerinin yanı sıra, en kalabalık zamanlarını havaların güzel olduğu her hafta sonu yaşayan ada nüfusu 10 katına kadar çıkabiliyor. Büyükada kadar kalabalık olmasa da yazın yoğundur.
  • Bahariye Limanı ve Çam Liman olarak adlandırılan iki önemli limanın yanında adanın toplamda dört limanı bulunuyor.
  • Heybeliada’nın en güzel manzaralı ve en yüksek tepesi Değirmen Tepe ve bunu 136 metre yüksekliği ile Taşocağı Tepesi, Ümit Tepesi ve Makarios Tepesi olarak takip ediyor.
  • Heybeliada’ya vapur seferleri 19. Yüzyıl itibariyle başlamış ve 1820 yılında yapılan nüfus sayımına göre ada nüfusu 800 kişiyken, vapur seferleriyle bu sayı oldukça artmış.
  • Heybeliada dini ve tarihi yapılarla sınırlı kalmayıp, eşsiz güzellikteki Heybeliada plajları ve tertemiz havasıyla dikkat çekiyor.
  • Heybeliada’yı çeviren asfalt yol takip edilerek tüm adayı gezmek mümkün. Büyük Tur ve Küçük Tur olarak tanımlanan iki farklı seçeneğin istediğiniz şekilde değerlendirebilirsiniz. Heybeliada gezisi için bisiklet kiralama ya da yürüyüş yapılabilecek en sağlıklı ve keyifli tercihler!

instagram hesabımı takip edin –> @gezittacom

Kısaca Heybeliada Tarihi

Heybeliada tarihi M.S. 800’lü yıllara kadar dayandığı tahmin edilse de, ilk kim tarafından, ne zaman yerleşime başlandığı bilinmiyor. Adadaki manastırların yansıttığına göre de yerleşimi ilk başlatanın İkonoklazma Dönemi’ne ait ünlü patrik Fotios‘un olduğu düşünülüyor. Ada, çok kez yağmalanmış olsa da, İstanbul’un fethi sayesinde daha dikkat çekici bir hale gelmiş ve adanın varlığı resmiyete kavuşmuş.

Adaya adını veren hikayenin, uzaktan bakıldığında silüetinin yere bırakılan bir heybeyi andırması olduğu biliniyor. Heybeliada Rum Ortodoks Ruhban Okulu, İsmet İnönü Evi, Mustafa Kemal Atatürk’ün talebiyle kurulan sanatoryum ve ferah, temiz koyları gibi görülmesi gereken birçok şeye ev sahipliği ediliyor. Ayrıca ada Hüseyin Rahmi Gürpınar’a da ev sahipliği etmiş, Zeyyat Salimoğlu ve Aziz Nesin gibi sanatçıların eserlerine de konu olmuş. Heybeliada’nın sürekli ziyaretçilerinden bir başka isim de Ahmet Rasim imiş. Ada tarihinde bu ismi daha özel kılan bir diğer durum da yazarın eserlerinde Heybeliada’dan bahsetmemesine rağmen, mezarının burada bulunması.

Heybeliada’ya kısacık bir gezinti için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

 

 

Heybeliada Nerede? Heybeliada’ya Nasıl Gidilir?

Marmara Denizi’nin kuzey doğusundaki bu güzel adaya ulaşım da çok keyifli geçen vapur seyahatleriyle sağlanıyor.

Heybeliada nerede?“, Heybeliada’ya nasıl gidilir?” sorularınız için İstanbul’un farklı noktalarından düzenlenen vapur seferlerini bilmek gerekiyor. Vapur seyahatinde ne kadar vakit geçirmek istediğinize göre farklı yolculuk şekillerini tercih edebilirsiniz. Vapurla Heybeliada yolculuğu 25-70 dakika arasında, deniz otobüsüyle Heybeliada yolculuğu 30-40 dakika arasında değişebilmektedir. Heybeliada vapur seferleri hakkında detaylı yazımızı buradan inceleyebilirsiniz.

 

Heybeliada İçi Ulaşım

Heybeliada içi ulaşım için diğer Prens Adaları’nda olduğu gibi ziyaretçilere her ne kadar tercih etmemeleri söylense de faytonlara rastlayabilirsiniz. Motorlu araç ulaşımının yasak olduğu bölgede yürümek veya bisikletle gezmeyi tercih etmeniz hem daha keyifli, hem de sizin ve hayvanların sağlığı için daha doğru olacaktır.

Heybeliada içi ulaşımda bisikletle gezerken eğer adada bir gün geçirmeyi düşünüyorsanız ve adaya erken saatte geldiyseniz günlük bisiklet kiralama çok daha hesaplı olabilir.

 

Heybeliada’ya Ne Zaman Gidilir?

Heybeliada ikliminin Karadeniz ve Akdeniz iklimi geçişleri etkisinde olduğunu söylemiştim. Heybeliada kışları kuzeyden gelen balkan rüzgarları nedeniyle soğuk geçerken, yazları da kurak ve sıcak bir iklime sahip. Adayı gezmenin en iyi yolu bisikletle veya yayan olunca, bunu rahatlıkla yapabilmek için ilkbaharda Heybeliada gezisi kulağa daha keyifli gelebilir. Özellikle Nisan ve Mayıs aylarında ada bir başka güzel. Eğer “bana yaz kış fark etmez gidip Heybeliada’nın o nefis havasında güzel bir sabaha uyanmak bile yeter” diyorsanız, adanın en sakin dönemleri olan sonbahar-kış mevsimini de tercih edebilirsiniz.

Prens Adaları arasında yeşili en bol olan Heybeliada’da oksijen miktarı da çok yüksek. Bu nedenle bu temiz havanın tadına iyice varabilmek için ziyaretinizi bahar aylarında yapmanızı öneriyorum. Şansınız varsa bir gecelik hafta sonu kaçamağında dahi farklı iklimleri yaşayıp, keyifli bahar yağmurlarının veya sıcacık havanın keyfini tadabilirsiniz.

Hem İstanbul’a çok yakın olduğu için hem de bir ada olduğu için adada günlerce kalın, doyasıya tadını çıkarın demek pek de mantıklı değil. Çünkü evet, sadece dakikalar içinde şehrin kaosundan buraya ne zaman isterseniz gelebilir, ne kadar isterseniz kalabilirsiniz. Gündüzü de, gecesi de ayrı güzelliklere sahip. Kahvaltısından, gezisinden, akşam yemeği ve gece hayatına kadar, hele ki konaklama için Heybeliada köşklerinden birini seçtiyseniz, Heybeliada’yı eksiksiz bir şekilde deneyimlemiş olacaksınız. Kısacası hakkını verecek şekilde gezmek, ada havasını iyice sindirmek için Heybeliada’da kaç gün kalmalı diyecek olursanız, bir hafta sonunuzu mutlaka ayırın derim. Hem de bir hafta sonu kış mevsiminde, bir hafta sonu yaz mevsiminde!

 

Heybeliada Gezilecek Yerler

1. İsmet İnönü Evi

İsmet İnönü Evi hem içindeki eşyaları hem de kendi varlığıyla çok özel bir anlam taşıyor. İsmet İnönü’nün buraya yerleşmesi, rahatsızlanıp dinlenmeye çekilmesinin önerilmesiyle gerçekleşmiş. İçindeki eşyalarla kiralanan bu köşk kısa süre sonra İnönü’nün ailesi tarafından satın alınmış. Günümüzde ziyarete açık kısımda görülen eşyaların yüzü değiştirilmiş olsa da Mustafa Kemal Atatürk tarafından alınmış ve o zamandan bu zamana kadar özenle korunmuştur. Müzenin asıl adı Mavromatakis Köşkü’dür.

İsmet İnönü Evi, İsmet İnönü Vakfı’na aittir ve burayı gezerken fotoğraflarda eşyaların eski hallerini de görmek mümkün. Ayrıca İsmet İnönü’nün Heybeliada’da çekilmiş meşhur çivileme fotoğrafını da görebilirsiniz.

 

İsmet İnönü Evi
İsmet İnönü Evi

 

2. Heybeliada Deniz (Bahriye) Lisesi

Mühendishane-i Bahr-ı Hümayun ismiyle 1773 yılında kurulan Deniz Harp Okulu, Heybeliada’nın en göze çarpan yapıları arasında başta yer alıyor. Kasımpaşa Tersanesi’nde Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa tarafından Deniz Harp Okulu ile beraber kurulan okul yıllar geçtikçe farklı kurumlara bağlanıp, farklı isimler almaya devam etmiş. Heybeliada’ya 1946 yılında kurulan 245 yıllık tarihi okul, 2016 yılına kadar askeri eğitimine devam etse de, askeri liselerin kapatılmasıyla eğitim hayatı sonlanmış. Bahriye Lisesi’nin tarihi binası ziyaretçilere açıktır.

 

Heybeliada Deniz Lisesi
Heybeliada Deniz Lisesi

 

3. Rum Ortodoks Ruhban Okulu

Heybeliada’nın kuzeybatısında, Ümit Tepesi’nde konumlanmış olan özel okul, ilk olarak Yüksek Ortodoks Teoloji Okulu ismiyle 1844 yılında kurulmuş. Din adamı yetiştirme amacıyla eğitime başlayan okul, 1923 yılında Heybeliada Ruhban Okulu ismini almış. Ortodoks dünyasında da ilk akademi okullardan birisi olduğu için özel kabul edilmiş. Tüm okulların devlete bağlandığı 1972 yılından itibaren yalnızca lise eğitimine devam edilmiş ve o yıl ismi Heybeliada Rum Lisesi olarak değiştirilmiş.

Rum Ortodoks Ruhban Okulu’nda çok sayıda akademisyen, 12 patrik ve öğretmen yetiştirildikten sonra herhangi bir üniversiteye bağlanmayı tercih etmemiş ve 1971 yılı eğitim döneminin sonunda kapatılmış. Günümüzde ise çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

 

Heybeliada Ruhban Okulu
Heybeliada Ruhban Okulu

 

4. Ayios Nikolaos Kilisesi

Heybeliada’nın kendi tarihinin de yapılarının da genellikle kim tarafından yapıldığı belirlenememiş. Heybeliada İskelesi’nin ortalama 50 metre uzağında konumlanmış Ayios Nikolaos Kilisesi de bunlardan birisi. İşgüzar ve İmralı sokaklarının arasında konumlanmış olan kilisenin Bizans Döneminde inşa edildiği düşünülüyor. Kilise dışındaki stilize ion başlıklı sütun incelendiğinde yapım tarihininse 14. Yüzyılı belirttiği söyleniyor.

Ayios Nikolaos Kilisesi, bilinmeyen bir sebeple yıkılmasının ardından, Mimar Stefanis Gaitanakis tarafından 1857 yılında tekrar inşa edilmiş. Rum Ortodoks Kilisesi olan yapı 1894 yılında gerçekleşen Büyük İstanbul Depremi’nde hasar görmüş ve restorasyon çalışmaları için II. Abdülhamit’ten izin alınarak onarılmış. Kilise, denizcileri koruduğuna inanılan Aziz Nikola’ya ithaf edilmiş ve planı kapalı Yunan Haçı şeklinde olup, dört fil ayağına oturtulan kubbeyle kapatılmıştır.

 

Ayios Nikolaos Kilisesi
Ayios Nikolaos Kilisesi

 

5. Beth Yaakov Sinagogu

Diğer Prens adalarında olduğu gibi, Heybeliada da birçok farklı uygarlığa ve dine mensup kişilere ev sahipliği etmiştir. Sayısı epey fazla olan Yahudiler, dini bayramlarını kutlamak için özel alanları olsun istemişler. Öncelikle 1059 yılında, o zamanlar İnönü Caddesi olan yerde dini bayramlar ve cumartesi günleri için Bozaldo Evi bir ibadethane olarak kullanılmış. Zaman geçtikçe, Heybeliada’ya yaz mevsimini geçirmek için gelen Yahudi aileler, 1940 yılında hane sayısının 250’yi geçmesi üzerine ibadethaneye ihtiyaç duymuşlar. Yaz aylarına denk gelen dini bayramlarını Rum okulunun salonunda kutladıktan sonra ibadethane ihtiyacının arttığını bir kez daha fark ederek çalışmalara başlamışlar.

1953 yılında Neve Şelom Vakfı gerekli izinleri alarak bir sinagog yaptırmış. Bu sayede Beth Yaakov Sinagogu 10 Haziran 1956’da pazar günü ibadete açılmış. Yaz döneminde ziyaretçi sayısı arttığı için sinagogun açık olduğu gün sayısı fazla olmakla beraber, kış sezonunda yalnızca dini bayram günleri ve cumartesi günleri açık.

 

Beth Yaakov Sinagogu
Beth Yaakov Sinagogu

 

6. Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi

Prens Adaları’na iz bıraktıkları gibi edebiyatımıza da önemli katkıları olan yazarlardan birisi; Hüseyin Rahmi Gürpınar. Şu an müze olarak ziyaretçilere açık olan binada yazarın hayatının 32 yılı geçmiştir. Gürpınar’ın 1912-1944 yılları arasında hayatını geçirdiği bu ev, müze haline 1964 yılında getirilmiş.

Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi 2017 yılına kadar herhangi bir tadilattan geçmemiş ve bu nedenle iyice kötü bir hal almaya başlamış. Bu nedenle 2 yıl boyunca kapatılarak restorasyon işlemlerine başlamıştır. Gürpınar’ın hayatına dair birçok detaya rastlanan müzede, kitaplık harici eşyaların hepsi kendisine aittir. Kitaplık olmasa da içindeki 304 adet Fransızca, 350 tane Türkçe kitap ve 110 cilt gazete Hüseyin Rahmi Gürpınar’a aittir.

 

Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi
Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi

 

7. Heybeliada Sanatoryumu

Geçmiş yıllarda hastalıklarla mücadele etme ve çözüm yöntemlerinin bulunması maalesef bu kadar kolay değildi. Fakat bu bilgisizlik değil, araştırmalar için uygun ortamların bulunmamasından da kaynaklanıyordu. Özellikle uzun süreli tedavi gerektiren hastalıkların iyileşme sürecinde sanatoryumlar önemli bir yere sahipti.

Bunlardan birisi olan Heybeliada Sanatoryumu, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 1924 yılında kurulmuş. O zamanların en zorlu hastalıklarından birisi olan verem hastalığı ile mücadele ve hastaların ağırlanması için kullanılmış. Heybeliada Sanatoryumu, aynı zamanda eğitim ve araştırma hastanesi olarak da kullanılarak 2005 yılına kadar hizmet vermiş.

Sanatoryuma tedavi amaçlı gelen ünlü isimler de var; Ece Ayhan, Rıfat Ilgaz, İsmet İnönü gibi…Sanatoryum kapalı duruyor fakat 2013 yılında yayınlanan Kelebeğin Rüyası filmine set olmuş. Yapının bir kısmı restore edilerek kullanılmış.

 

Heybeliada Sanatoryumu
Heybeliada Sanatoryumu

 

8. Süslü Mezar

Süslü Mezar, İtalya’dan 150 yıl önce getirilen, içinde yüksek bir kaide üstünde melek heykeli bulunan renkli camlı, özel bir mezardır. Aslında süslü mezar olarak adlandırılan yerin, 19. Yüzyılda Büyük Britanya İmparatorluğu Gemlik Konsolosluğu yapan Spyridon Kanglaris’in yaptırdığı anıt mezar olduğu söyleniyor. Spyridon Kanglaris’in eşi Sevasti Kanglaris 1868 yılında Heybeliada’da hayatını kaybedince bu anıt mezarı yaptırıp eşini buraya gömmüş.

Mezarın başında konsolosun eşine olan sevgisini ve kendi hikayelerini anlatan yazı bulunuyor. Spyridon Kanglaris hayatını kaybedince eşinin yanına defnedilmiş. Dönemin baş rahibi 1910 yılında mezarın başına kuyu başlığı konmasını ve buradan su çekilmesini sağlamış. Sarnıç hala işler durumda.

Süslü Mezar hemen Ruhban Okulu’nun aşağısında bulunuyor. Bu mezarın başında konsolos ve eşine ait bir mozole yer alıyor. Açık kemerli, sekiz köşeli mimari yapıya sahip olan anıt mezarın tuğlayla örülmüş kemerleri demir parmaklıklarla korunmaya alınmış şekilde sergileniyor.

 

Süslü Mezar
Spyridon Kanglaris ve Sevasti Kanglaris’e ait mozole

 

9. Değirmenburnu Mesire Yeri

Değirmenburnu, Heybeliada’nın en özel, en güzel koylarından birisi! Pikniğe elverişli alanı sayesinde mesire yeri olarak geçen alanda muhteşem bir manzara var. Heybeliada’yı tanıtırken kuzey rüzgarlarından bahsetmiştik. Eski ismiyle Deniz Hamamı Plajı olan Değirmenburnu kuzeyden esen rüzgara maruz kalmadan ziyaretçilerini sakin havasında ağırlıyor.

Eskiden bostanlık ve sahilden oluşan alanı günümüzde piknik ve mesire alanı halini almış. Alan 1981 yılında Atatürk’ün 100. doğum günü şerefine yenilenmiş ve 4000 kişiye hizmet verebilir hale getirilmiş. Bahar ve yaz ayları bölgenin keyfini sürmek için en doğru zamanı. Değirmenburnu’nda kır gazinosu, piknik masaları, manzara seyir terasları ve büfeler bulunuyor. Değirmenburnu piknik alanı ve koyu Heybeliada İskelesi’nin 400 metre sağında yer alıyor.

 

Değirmenburnu Mesire Alanı
Değirmenburnu Mesire Alanı

 

 10. Değirmen Tepe

Heybeliada Değirmen Tepe, dört ada arasından 140 metre ile en yüksek tepe konumundadır. Eski adı Papaz Tepesi olan bu yerin manzarası tek kelimeyle muhteşem! Ayrıca burada bir adet Papaz Okulu da bulunuyor. Hem tarihe hem de manzaraya tanıklık etmek isteyenler için görülmesi gereken yerlerden birisidir.

 

Değirmen Tepe
Değirmen Tepe Manzarası

 

11. Heybeliada Camii

Heybeliada Camii tarihi 1930 yılına kadar uzanıyor. Ümit Sokak’ta yer alan Heybeliada Camii gezilecek yerler arasındadır.

 

Heybeliada Camii
Heybeliada Camii

 

12. Terk-i Diyar Manastırı

Muhteşem bir manzaraya ev sahipliği eden Çam Limanı Koyunun uç kesimine inşa edilmiş olan Terk-i Diyar Manastırı, dünya hayatını kenara bırakıp inzivaya çekilip uzaklaşmak isteyen keşişlerin mekanıymış. Adını da keşişlerin bu amacına istinaden almış…1860 yılında temelleri genç bir keşiş tarafından atılan manastırın dışarıdan bakıldığında kiliseye benzeyen herhangi bir özel ikonası yok. Dışarıdan sadece haç ve kubbesi görülen manastırın içinde birkaç ikona bulunuyor.

 

Terk-i Diyar Manastırı
Terk-i Diyar Manastırı

 

13. Halk (Andon) Eczanesi

Halk Eczanesi 1903 yılında kurulmuş olup yıllar boyunca Heybeliada tarihine tanıklık ettiği için Heybeliada gezilecek yerler arasında yer alıyor. 1950 yılında işletmesi Andon ailesi tarafında devralınan eczane kısa süre işletilmiş olsa da hala tarihi yapısını koruyabildiği için önemli yapılardan birisi olarak kabul ediliyor.

 

14. Heybeliada Plajları

Heybeliada Plajları, adaya gelen ziyaretçilerin bir kısmı tarafından yazlıkçı misali tercih edilirken bir kısmı tarafından da yüzmek maksadıyla değil de dinlenmek ve plajda zaman geçirmek için kullanılıyor. Karar sizin, ister yüzün ister yüzmeyin; Heybeliada Plajları yazımızı mutlaka okuyun!

 

Heybeliada Gece Hayatı

Özellikle yaz mevsiminde daha hareketli olan Heybeliada sadece deniz ve kumsaldan ibaret olmayıp sahile geceleri eğlenmek için de inebilirsiniz. Heybeliada gece hayatının kalbi sahilde atıyor diyebiliriz aslında. Genellikle sessizliğine, sakinliğine değindiğim Heybeliada bu sayede gençler için de çok keyifli bir yer haline gelebiliyor!

Nefis akşam yemeğinin ardından canlı müzik eşliğinde Sarmaşık, Lady Cafe, Perili Köşk Jazz Bar ve Rest Cafe Elfaro gibi mekanları da tercih edebilirsiniz. Bu sayede gündüz doğanın içinde geçen günü, gece keyifli melodilerle sonlandırabileceksiniz. Heybeliada’daki yazlıkçıların ruhuna katılıp, kendinizi bir an sirtaki yaparken bile bulabilirsiniz!

Gece hayatı dediysek, öyle bangır bangır müzik istemeyiz, doğayla buluşmaya, kafamızı dinlemeye devam edelim diyorsanız Heybeliada gece hayatı sizi yakamozuyla daha enfes hale gelen bir deniz manzarasının keyfini sürmeyi alternatifler arasına ekleyin. Kalabalıktan uzakta kalan bir kafede çay kahve keyfi yapabilir, manzarayı izleyebilir, Heybeliada gecesini huzurlu bir şekilde tamamlayabilirsiniz.

 

Heybeliada Yeme İçme

Burgazada, Kınalıada, Heybeliada…Adalar mutfağı denince akla ilk gelen şüphesiz ki balık başta olmak üzere deniz ürünleridir. Heybeliada’da yeme içme, diğer adalarda olduğu gibi sahil şeridine sıralanmış birçok restoran sayesinde daha keyifli hale geliyor.

Heybeliada kahvaltı yerleri için de ayrı bir yazı yazdık.

Rum ve Türk mutfağının karışımıyla nefis sofralar ile manzara birleşince ortaya çıkan görüntü hem göz hem karın doyuran cinsten. Her birinin kendine has, iddialı olduğu mezeleri arasında iskorpit salatası, karidesli börek gibi lezzetler bulunuyor. Heybeliada restaurantları yanı sıra tatlı ve dondurma için de güzel lezzetlere sahip mekanlar vardır.

1.Farklı Bi Yer

Heybeliada’nın en meşhur ve alkolsüz mekanlarından birisi olan Farklı Bi Yer, hem kahvaltı hem de yemek için tercih edilebilir. Farklı Bi Yer menüsünde Ekmek arası lezzetler, tost çeşitleri, serpme kahvaltı, gözleme, hamburger, köfte gibi birçok seçenek bulunuyor. Burada iki kişilik kahvaltı veya yemek için fiyat ortalama 40 TL‘dir.

 

Farklı Bir Yer Köfte Menüsü
Farklı Bir Yer Köfte Menüsü

 

2. Heyamola

Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği servisi olan Heyamola isimli mekandan iki kişi ortalama 90 TL ödeyerek ayrılabilirsiniz. Tabii ki bu yiyip içtiğinize göre değişecektir fakat alkollü olan mekanın genel olarak fiyatları çok pahalı değil. Menüsünde birçok meze olan ve deniz ürünleri beğenilen restoranda canlı müzik de var!

 

Heyamola
Heyamola

 

3. Kayıkhane

Sahil şeridinde değil, yol üstünde fakat balık seçenekleri her daim taze olan Kayıkhane, misafirlerinin keyifle ayrıldığı bir yer. Özellikle bir balık ekmek ne kadar güzel olabilir ki sorusunun cevabını burada bulabileceğinizi söyleyebilirm. Hem fiyatları uygun hem de temiz ve şirin bir aile işletmesi. İçeride otursanız dahi ambiyansı çok sevimli olan Kayıkhane’de iki kişilik ortalama 50 TL ödeyerek karnınızı doyurabilirsiniz.

 

Kayıkhane
Kayıkhane

 

4. Perili Köşk

Heybeliada’nın özellikle gençlere daha çok hitap edebilecek mekanlarından bir tanesi Perili Köşk. Bar, canlı müzik ve karaoke imkanı olan mekanda Heybeliada gecelerini çok eğlenceli geçirebilirsiniz. Perili Köşk’ü diğer mekanlardan ayıran lezzetleri ve manzarasının yanında nefis tabak sunumları. İki kişi ortalama 120 TL ödeyerek keyifli bir akşam geçirebilir, karnınız leziz yemeklerle doyurabilirsiniz.

 

Perili Köşk
Perili Köşk

 

5. Başak Restaurant

Sahil boyu dizili restaurantlardan birisi olan Başak Restaurant, çok güzel bir manzaraya sahip. Mekanın öne çıkan lezzetlerinden ikisi patlıcan salatası ve deniz börülcesi. Yemekleri de bir o kadar güzel olan mekanda iki kişilik alkollü bir yemeğe ortalama 150 TL ödeyebilirsiniz.

 

Başak Restaurant
Başak Restaurant’ın iki meşhur mezesi ve salatası.

 

6. Halki Restaurant

Her zaman taze balık ve salatası ile kalitesini duyurmayı başaran Heybeliada restaurantlarından birisidir. Fiyat performans oranı oldukça iyi olan mekanda ortalama iki kişi 130 TL‘ye keyifli bir akşam geçirebilirsiniz.

 

Halki Restaurant
Halki Restaurant

 

7. Çat Kapı Köfte Mantı

Kahvaltı için gözleme ve tost çeşitlerinin yanı sıra, el yapımı mantısıyla beğeni toplayan Çat Kapı Köfte Mantı, renkli masa sandalyelerle döşenmiş keyifli bir mekandır. Heybeliada ev yemeği denemek isteyen kişiler için doğru tercihlerden birisi olabilir. Ortalama iki kişi 50 TL ödeyerek nefis ev yapımı mantının tadına bakabilirsiniz.

 

Çat Kapı Köfte Mantı
Çat Kapı Köfte Mantı

 

8. Mavi Restoran

Sahil şeridi restoranları arasında en fazla tercih edilen mekanlardan birisi olan Mavi Restoran özellikle özel baharatlı patates salatası, atom, tereyağlı, pulbiberli, sarımsaklı karides gibi lezzetleri ile öne çıkıyor. Ayrıca yemek üstüne gelen tatlıları ile de iddialı. Mekanla ilgili yapılan olumsuz eleştirilerden birisi ise fiyatları uygun gözükmesine rağmen porsiyonlarının küçük olması. Yine de meze ve alkol için tercih edilebilir. İki kişilik yemek için ödenecek ortalama tutar 150 TL.

 

Mavi Restaurant
Mavi Restaurant

 

9. Nazlıgül Börek Pasta

Heybeliada dondurması konusunda meşhur yerlerden bir tanesi olan Nazlıgül Börek Pasta, dondurmayı tıpkı Büyükadalı Yunus Usta gibi gül şeklinde servis ediyor. Bu özenli sunumu ve el yapımı dondurmaları sayesinde müşterilerinin damaklarını şenlendiriyor.

 

Nazlıgül Börek Pasta Salonu
Nazlıgül Börek Pasta Salonu

 

10. Tadım Roma Dondurmacısı

Keyifli bir akşam yemeğinin ardından Heybeliada’da yapılabilecek en güzel aktivite: Dondurma yemek! Tadım Roma Dondurmacısı’nın çok lezzetli, doğal ve bol çeşitli dondurmalarının kesinlikle tadına bakmalısınız. Topu 2,5 TL olan dondurmaların tadına doyamayacaksınız. Özellikle sakızlı dondurmayı denemelisiniz!

 

Tadım Roma Dondurma
Tadım Roma Dondurma

 

Heybeliada Konaklama

Heybeliada konaklama seçenekleri, adanın nostaljik havasını hissetmenizi sağlayacak şekilde dizayn edilmiş, tarihi dokusu bozulmamış Heybeliada köşkleri veya pansiyon ve otellerden oluşuyor. Genellikle günübirlik gezilere ev sahipliği eden Heybeliada için konaklama yerleri Büyükada’da olduğu kadar fazla sayıda olmasa da her bütçeye hitap eden seçeneklerden kendinize uygun olanı seçebilirsiniz.

Restore edilen Heybeliada köşklerinden birisi olan Perili Köşk Butik Otel, Kuleli Köşk Otel tercih edilebilir. Merit Halki Palas gibi Heybeliada’da lüks bir konaklama seçeneğini de düşünebilirsiniz. Otel uluslararası bir marka zinciri tarafından işletilmekte olup, tarihi dokusunu korumaktadır. Otel binasının 1800 yılında eğitim kurumu olarak inşa edildiği biliniyor.

Daha hesaplı Heybeliada konaklama seçenekleri için ise Begonvil Apart ve Özdemir Pansiyon seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Pansiyon ve otellerden konaklama yerine kahvaltı, öğle ve akşam yemeği için de faydalanabilirsiniz. Nefis Heybeliada lezzetlerini özenle hazırlanmış sofralarda tadabilirsiniz.

 

Pratik İpuçları

  • Yokuşları hafife almayın; ister bisiklet ister yaya olarak Heybeliada’yı gezerken bolca tepe olduğunu unutmadan yola koyulun. Kondüsyonu sağlamak adına güçlü bir kahvaltı sonrasında, yanınızda yeterli su/sıvı bulundurduğunuzdan emin olarak geziye başlayın.
  • Nasılsa faytonlar var diye de düşünmeyin! Çünkü fayton ve bisikletin de belli bir yerden sonra devam etmediği alanlar mevcut. Heybeliada yokuşlarının bu kadar üstüne durmamızın sebebi de zaten bu…
  • Heybeliada’yı turlarken bazen doğayla baş başa kaldığınız, yakında herhangi bir market, büfe bulamayacağınız alanlar da var. O nedenle yorgunluğunuzu giderecek, enerji verici yiyecek-içeceği yanınızda taşımak önemli.
  • Eğer hareketli, sportif aktiviteleri seven çocuklarınız varsa, Heybeliada gezisi dik yokuşlarına rağmen sorun olmayabilir. Fakat üzerine basa basa uyarmak durumundayız ki bu yokuşları hafife almamalısınız. Çocukları kucaklamak gerekirse daha da zorlanabilirsiniz. Bu nedenle etrafınızda yardımcı olabilecek, size destek olacak kişilerle yola koyulmak daha iyi olabilir.
  • Yine de dik yokuşları tırmanırken zorlansanız da mümkün olduğunca dinlenip, yolun sonuna ulaşmaya çalışın. Heybeliada manzarası için buna değeceğini göreceksiniz!

 

Yapmadan Dönmeyin

  • Heybeliada’ya mutlaka tam bir gün ve gecenizi ayırın.
  • İstanbul kaosunu karşıya alıp, sakinliğin keyfinin çıkarıldığı Heybeliada kahvaltısını deneyin.
  • Bol oksijenli temiz havasında yürüyüşün keyfine varın. Adayı bisikletle veya yürüyerek keşfedin.
  • Ada lezzetlerinin tadına varacağınız akşam yemeklerini atlamayın.
  • Birbirinden eğlenceli aktivitelerin olduğu beach club’larında veya dinginliğiyle keyif yaptıran koylarında deniz keyfi yapın.
  • Heybeliada tarihinde yeri olan yazarların ev/müzeleri gezilerek, geçmişlerine şahitlik edin. Diğer tarihi yapıların hepsi gezilerek, hikayelerini öğrenin.
  • Sahildeki mekanlarda gözünüzü ve karnınız doyuran Heybeliada kahvaltısı ve keyifli bir akşam yemeğini atlamayın.
  • Yeşilin ve mavinin en güzel birleşimini Değirmenburnu’ndan izlemeyin.
  • Heybeliada sakızlı dondurmasını tadın.
  • Ada ponçiği yemeden dönmeyin!

 

Gezgin, fotoğrafçı ve Gezitta.com’un kurucusu.

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

Top
error: Content is protected !!